Ana Sayfa / Genel / İstanbul’un Tarihi Lezzetleri
istanbul'un tarihi lezzetleri

İstanbul’un Tarihi Lezzetleri

İstanbul da belkide yüzyıllardır süregelen bazı lezzetler bulunmaktadır. Üstelik halen eski tariflerinden ödün vermeden yapılmakta ve o eşsiz lezzetlerini korumaktadırlar. Bazılarını lezzetleri belki ilk defa duyacaksınız ama gerçekten 100 yıllık bir tarihe dayanmakta. Yazımızda mekanın yanı sıra daha çok asırlık olan İstanbul’un tarihi lezzetlerini yazmaya çalıştık.

Vefa bozacısı

İlk sırada bizim ailecek çok sevdiğimiz ve sıklıkla gittiğimiz Vefa bozacısı var. Şüphesiz boza denince ilk akla gelen vefa bozacısıdır. Hafif ekşimsi tadı ile özellikle kış günlerinin vazgeçilmezi.

vefa bozacısı

Hacı Sadık Bey evinin altında kendi imkanları ile ürettiği bozasını, altı yıl boyunca kış geceleri saray ve çevresinde, omzunda taşıdığı bakır güğümlerle dolaştırarak tanıtmış. Zamanla beğenilen talep edilen boza, o zamanlar İstanbul’un en mutena semtlerinden biri olan Fatih, Vefa semtinde 1876 yılında kurulur ve adı “Vefa Bozacısı” olarak belirlenir. Bugün de 4. nesil aile fertleriyle devam eden boza üretimi asırlık tadını koruyarak devam etmektedir.

Vefa Bozacısı Gezi yazımız için bakınız

Sultanahmet Köftecisi

1920 yıllarında kurulan tarihi lezzetlerden biri Sultanahmet Köftecisi. Etin gerçek lezzetini çıkarmak için içine çok az tuz, ekmek ve soğan katılarak yapılmaya başlanmış köfte halen günümüze kadar lezzetini sürdürmektedir. Sultanahmet Köftecisi o kadar meşhur olmuş ki bu isim adı altında artık başka köftecilerde faaliyet göstermektedir. Ama bu tarihi lezzeti yerinde yani Sultanahmet meydanındaki köftecilerde yemek en güzeli şüphesiz.

Merkez Efendi Köftecisi

Burası o kadar çok eskiye dayanmıyor. Ama yinede kuruluş tarihi 1962 yıllarına kadar uzanıyor. Rahmetli Ahmet Usta bir masa ve 4 sandalyeyle başlamış köfteciliğe. Uzun yıllar en güzel köfteyi ve en güzel piyazı sunmuş misafirlerine. Günümüzde oğulları tarafından işletilmekte. Tarihi Merkez Efendi Köftecisinin köfteleri halen çok lezzetli ve farklı. Sultanahmet köftesi ile hem görüntü hem tat olarak farklı mesela. Bu tat ile İstanbul’un tarihi lezzetleri arasında burasıda yer almaktadır.

Tarihi Merkez Efendi Köftecisi

Bu köftenin lezzetini ve sırrını kendileri şöyle anlatmış; “Eti, yıllardır değiştirmediğim kasaptan alıyorum. Her etten köfte olmaz. Dananın kaburgası ve kuzunun boşluğu karışımından yapılmalı köfte. Pişirmesinin bile ilmi var.

Süleymaniye Kuru Fasulyesi

Süleymaniye Cami’nin yanında bir çok kurufasülyeci var. Açıkcası ilk hangisi açıldı, en eski hangisi bilemiyorum. Ama çoğunun kuru fasülyesi aynı tarzda. Bazıları 1924 açılmış, bazıları 1940’larda açılmış. En bilineni ve en eskisi Erzincanlı Ali Baba Kurufasülyeci olarak tanınmış.

Evet kurufasülye lezzetli, pastırmalı ve etli gibi kuru fasülye seçenekleri var. Ama buralar son zamanlarda çok eleştirilmekte. Hem lezzetinin bozulduğunu hem de mekanlar olarak bazı sıkıntılar olduğu, hem de fiyatların gereğinden fazla olduğu yorumları yapılmakta. Benim çok sevdiğim bir yemek olmadığı için uzun zamandır gitmedim ama yinede sevenler için İstanbul’un tarihi lezzetleri arasına yazmayı uygun gördüm.

Fatih Sarması

Tatlının yapıldığı ve satıldığı tek yer küçük ve mütevazi bir dükkan olan Fatih Sarmacısı.

Fatih sarması

Çok hafif olan bu tatlı Osmanlı zamanından gelmekte ve Fatih Sultan Mehmet yemekten sonra bu tatlıyı istermiş. Tatlının adını Fatih Sultan Mehmet’ten aldığını söyleyenler de var, bulunduğu semt olan Fatih’ten aldığını söyleyenlerde. Fatih sarmasının özelliği içinde hiç yağ olmaması, içine kayısı marmeladı sürülerek rulo yapılmış ve şerbete batırılmış hafif bir tatlı. Ben denediğimde yediğimiz diğer tatlılara göre çok hafif ve farklı bir lezzeti olduğu hemen hissettim.

Tarihi Sarıyer Böreği

Geçmişten günümüze değişmeyen lezzetlerden biri Sarıyer böreği. O kadar meşhur olmuş ki Sarıyer sınırlarını aşarak Ülkenin her yerine yayılmış. Sarıyer böreğinin tarihi 1895 yıllarına dayanmakta. En eski ve sanırım bu lezzeti başlatan börekçi Safranbolu’dan çıkıp İstanbul Sarıyer’e gelen ve orada kurulan “Tarihi Sarıyer Börekçisi”. Burası ilk diyebiliriz ama başta da yazdığımız gibi bu börek artık her yerde yapılıyor ve böreğin adı “sarıyer böreği” olarak biliniyor. Biz Sarıyer’e yakın ikamet ettiğimiz için yerinde yemeyi tercih ediyoruz. Elle yoğurulan, kat kat açılan hamur ile yapılan börekler çok lezzetli. Özellikle Tarihi Sarıyer Börekçisinin bir çok yerde şubesi var ama en ufak bir börekçide bile sarıyer böreği yazdığı için ayırt etmek zor.

Karaköy Baklava

En eski tatlardan biri. Güllü ailesi 1800’lü yıllardan beri baklavacılık yapıyormuş. İlk başlayan kişinin, Gaziantep’te Hacı Mehmed Güllü olduğu biliniyor. Baklavacılık mesleği oğuldan oğula hep geçmiş. Bunun hikayesi biraz uzun kendi sitelerinde uzunca yazmışlar.

karaköy güllüoğlu baklava

Karaköy Güllüoğlu ise 1949’da küçücük bir dükkanda başlamış. 1970’lerde de şu anki yeri olan Karaköy’de katlı otopark altında taşınmış ve faaliyetlerini büyüterek sürdürmüş.

Gelelim baklavanın lezzetine. Gerçekten sloganlarının hakkını veriyorlar “tek şube tek tat” Diğer baklavalardan ayıran en önemli özelliği sanırım kalitesi, taze olması ve işçiliği. Hiçbir zaman boş olmayan Karaköy Güllüoğlu baklavacısı diğer Güllüoğlu baklavaları ile ayrılır aynı şirket ve baklava değildir aslında. Bundan ötürü aynı lezzetide bulamıyorsunuz kesinlikle.Buranın kurucuları Nadir Güllü ve Ömer Güllü kardeşlerdir.

Kurukahveci Mehmet Efendi

Yemeklerle karnımızı doyurduk, tatlılarımız yedik şimdi sıra geldi bir türk kahvesine 🙂 Türk kahvesi denince sadece İstanbul’da değil tüm Türkiye’de ilk akla gelen yer Kurukahveci Mehmet Efendi. Eminönünün o dar ve kalabalık sokaklarında yürürken kokusu zaten sizi kendinize çekiyor.

Kurukahveci Mehmet Efendi

Hakkında Elif

Elif... Bizgezdik.com kurucusu, blog ve seyahat yazarı...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir